Kalem Güzeli - www.kalemguzeli.org - Türk Hat Sanatı
Kalem Güzeli - www.kalemguzeli.org - Türk Hat Sanatı - Yazı Çeşitleri

Yazı Çeşitleri

  • Hat Sanatında Yazı Çeşitleri

  • Hat Sanatında Yazı Çeşitleri

    Aklâm-ı Sitte

    Aklâm-i Sitte; Sülüs-Nesih, Muhakkak-Reyhânî, Tevkî-Rik'a şeklinde birbirine tabi ikili gruplar halinde sıralanabilir. Bu üç gruptan Sülüs, Muhakkak, Tevkî ağız genişliği 2 mm.; Nesih, Reyhânî, Rik'a ise 1 mm. civarında olan kamış kalemle yazılır. Yazı karakteri itibariyle Muhakkak ile Reyhânî, Tevkî ile Rik'a birbirine çok benzeyen yaşları farklı iki kardeşi hatırlatır. Sülüs’le Nesih arasında ölçüleri dışında da belirgin şekil farklılıkları vardır.

    ***

    1. Muhakkak

    ‘Muntazam ve muhkem’ anlamına gelen bu yazının harfleri sülüse nispetle daha büyüktür. Yani dikey olanlarla ‘Sin, fe, kaf ve nun’ gibi çanaklı tabir edilen harflerin sola uzayan tarafları daha uzundur. Dönüş noktaları köşelicedir ve sülüsteki gibi derin değildir. Ayrıca, satır halinde yazılır ve giriftlikten uzaktır. Harfleri ve kelimeleri açıktır.

    2. Reyhânî

    Muhakkak'ın kurallarına bağlı olup onun küçük yazılan şeklidir. Bu iki yazı 16. yüzyıla kadar Sülüs ve Nesih ile birlikte her yerde, bilhassa Kur'an-ı Kerim'in yazılmasında kullanılmışken bu tarihten sonra herhalde fazla yer kaplamasından olacak ki bütün İslam  ülkelerinde terkedilmiştir.

    3. Sülüs

    Muhakkak'a nispetle harfleri biraz küçüktür. Başka bir karakteri, çanaklı harflerinin de biraz kısa ve derin olmasıdır. Bu yazı genel olarak Muhakkak ve Reyhânî'ye göre yumuşak bir görünüme sahiptir. Bilhassa kitap unvanlarının, levhaların ve kıt'aların yazılmasında kullanılmıştır. Bugün de bütün İslam ülkelerinde geçerlidir.

    4. Nesih

    Sülüs'ün küçüğü olan bu yazının sözlük anlamı ‘ortadan kaldırmak, iptal etmek’tir. Kitapların yazılmasında diğer yazılardan daha fazla kullanıldığı, yani diğer yazıların hükmünü ortadan kaldırdığı için bu adla anıldığı kabul edilmektedir. Bugün de Sülüs ile birlikte bütün İslam ülkelerinde kullanılmaktadır.

    5. Tevkî

    Sülüs'ün kurallarına bağlı olup onun biraz küçük boyda olanıdır. En belirgin özelliği birleşmeyen harflerin de birbirine bağlanabilmesidir. Eskiden halife ve vezirlerin mektupları bu yazı ile yazılırdı. Tevkî, padişahların buyruklarının üzerine yazılan, çekilen nişanın da adıdır. Bu yazı genellikle vakıf işlerinde kullanılmıştır.

    6. Rikaa

    Tevkî'nin kurallarına bağlı olup onun Nesih gibi küçük yazdan şeklidir. Sözlükte ‘küçük sayfa ve mektup’ anlamına gelen Rikaa, vakıf işlerinden başka Kur'an-ı Kerim'in sonunda dua sayfasında; yani hattatın kendi adını andığı ve eserini yazdığı yeri, tarihini ve Allah'a duasını bildiren bir veya iki sayfalık yerinde çoklukla kullanılmıştır. Aklâm-ı Sitte'den ayrı üslûpta gelişen Ta'lik, Divanî, Celî Divanî, Rik'a da önemli yazı türleridir.

    Diğer yazı çeşitleri

    1. Ta'lik

    Tevkî hattının 14. asırda İran'da kazandığı değişiklikle ortaya çıkmış olup daha çok resmî yazışmalarda kullanılmıştır. Ta'lik ‘asma, asılma’ anlamına gelmektedir. Bu adı almasının sebebi harflerinin birbirine asılmış gibi bir manzara arz etmesinden ileri gelmektedir. Ta'lik yazı her şeyden önce harf şekillerinin oranlılığı ve çizgilerinin musikisi ile dikkati çeker. Ta'lik yazıda iki üslûp vardır. İran Ta'lik üslûbu ve Osmanlı Ta'lik üslûbu. Anadolu'da hattatlar 14. yüzyıla kadar İran üslûbunun etkisinde kaldı. Fakat Türk hattatları bu yazıda kendi görüş ve sanat anlayışlarını uygulamışlardır. Yesârî'nin öncülüğü ve oğlu Yesârîzade Mustafa İzzet'in gayreti ile yeni bir üslûp meydana geldi. Haşmetli Sülüs’ün yanında ince, kavisli, narin yapısı ve harekesiz yazılışıyla hoş ve şiir gibi görünüşe sahip olan bu Osmanlı Ta'lik hattının hürde (küçük) veya hafi (ince) denilen şekli edebi eserlerde ve divanlarda kullanılmış, fetvahanenin de resmi yazısı olmuştur.

    2. Divânî

    İran'da resmi yazışmalarda kullanılan Ta'lik hattı 15. yüzyılda Osmanlılara Akkoyunlular yoluyla gelmiş ve kısa zamanda büyük değişikliğe uğrayarak Dîvân-ı Hümâyun'daki resmi yazışmalar için kullanılmaya başlanmıştır. Bu sebeple Divanî adını almıştır. Harekesiz yazılan divanînin 16. asırda İstanbul'da doğan harekeli, süslü ve haşmetli şekline de Celî Divanî adı verilmiştir. Celî Divanî devletin üst seviyedeki yazışmalarında kullanılmıştır. Bu iki yazı da Türklerin icadıdır.

    3. Rik'a

    Osmanlı Türkleri'nin icadı olan Rik'a, Divanî hattındaki dikey harflerin boylarının biraz küçülmesi, sadeleşmesi, kavis ve meyillerinin azaltılmasıyla meydana gelmiştir. Sarayda doğan bu hat, günlük yazışmalarda ve mektuplarda kullanılmıştır. En eski örneklerine 18. asrın ilk yarısında rastlanan Rik'a 19. asırda Babıâli'de gelişmiş ve asıl hüviyetini orada bulmuştur. Babıâli'de Mümtaz Efendi (ö. 1871) tarafından yazıldığı ve üslûbu sonradan gelenler tarafından takip edildiği için Mümtaz Efendi Rik'ası veya Babıâli Rik'ası adıyla anılmıştır. Mehmet İzzet Efendi (ö.1903) tarafından geliştirilen ve sıkı kaidelere bağlı kalan bir çeşit Rik'a daha doğmuştur. İzzet Efendi Rik'ası denilen bu yazı daha sonra Arap aleminde Celî şekliyle revaç bulmuştur.

    Kaynak: Hattın Çelebisi Hasan Çelebi. Tarih ve Tabiat Vakfı (TATAV) Yayınları, 2003

     

     

     

    Sonraki içerikSonraki içerik

    Yazı Çeşitleri menüsüne ait diger içerikler...

    1. Hat Sanatında Yazı Çeşitleri

     

    Site Hakkında
    Hat Eserleri Galerisi


    Hat Eserleri Galerisinden...

    Levha - Fatiha Sûresi - Eseri büyük olarak görmek için tıklayınız

     
    Sayfa başına dön Bu sitede yer alan eserlerin tüm hakları sahiplerine aittir. Sahiplerinden izinsiz kopyalanamaz,
    çoğaltılamaz ve başka mecralarda yayınlanamaz. Tüm hakları Yayın sponsoru: OTİMİWeb tasarım: Korelasyonsaklıdır.

    Kalem Güzeli - www.kalemguzeli.org 2008 - 2014